Son yıllarda gelişen teknoloji, birçok alanda hayatımızı kolaylaştırırken, bazı kötü niyetli kişilerin yanına da yeni fırsatlar getirdi. Dolandırıcılık, tarih boyunca çeşitli yöntemlerle gerçekleştirildi fakat son dönemdeki dolandırıcılık albümüne 'yapay zeka' eklenmiş durumda. Yapay zeka, özellikle sahte görseller oluşturma konusunda devrim niteliğinde bir etki yarattı. Geliştirilen askeri düzeydeki yazılımlar sayesinde dolandırıcılar, sahte kadın görselleri oluşturup, toplamda 483 milyon liralık bir vurgun gerçekleştirdi. Bu durum, yapay zekanın kötüye kullanıldığında neler yapabileceğinin çarpıcı bir örneği oldu.
Yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşması ile birlikte makine öğrenimi ve derin öğrenme teknikleri, yalnızca fotoğraf ve video düzenleme gibi masum alanlarda değil, dolandırıcılık gibi suçlu faaliyetlerde de kullanılmaya başlandı. Dolandırıcılar, son dönemde ortaya çıkan 'deepfake' teknolojisini kullanarak, gerçekçi kadın görselleri üretti. Bu görseller, sosyal medya platformlarında paylaşılarak sahte profiller oluşturmak için kullanıldı. Bu hesaplar aracılığıyla, sahte kadınlar gibi görünen kişiler aracılığıyla insanlar kandırıldı. Sosyal mühendislik teknikleri ile hedeflerinin güvenini kazanan dolandırıcılar, bu hesaplar üzerinden büyük paralar topladı.
Özellikle, sahte sosyal medya hesaplarından insanlarla iletişime geçen dolandırıcılara karşı dikkatli olmak gerekiyor. Kullanıcıların, tanımadıkları kişilerden gelen tekliflere karşı daha hassas olmaları ve sosyal medya üzerindeki güvenlik ayarlarını sıkılaştırmaları önem taşıyor. Dolandırıcıların kullandığı yöntemler, yalnızca bireysel kişileri değil, işletmeleri ve daha büyük organizasyonları da hedef alabiliyor. Uygulamalarda karşılaşılan sahte hesapları tespit etmek ise, bazen imkânsız hale geliyor.
Dolandırıcıların gerçekleştirdiği 483 milyon liralık bu vurgunun arkasındaki yöntemler ise dikkat çekici. Öncelikle, sahte görsellerin kullanılmasının yanı sıra, kurbanların verilerini toplamak için çeşitli hileler kullanıldı. Dolandırıcılar, kurbanlarına yüksek kazanç vaat eden yatırım fırsatları sundular. Bu fırsatlar genellikle gerçekçi bir temele oturtuldu, yani dolandırıcılar ikna edici gerekçeler oluşturarak kurbanlarını eyleme geçirdiler. Kurbanların sahte hesaplara para göndermesini sağlamak için çeşitli oyunlar ve iddialar sunarak, yalnızca sosyal mühendislik değil, teknolojik hileler de kullanıldı.
Ulaştıkları bu büyük miktardaki vurgun, dolandırıcıların yalnızca bireysel kazançlar değil, organize bir suç ağı oluşturduklarını düşündürüyor. Dolandırıcılık, globalleşen dünya ile birlikte internet üzerinden hızlı bir şekilde yayıldığı için, hem bireyler hem de devlet kurumları bu duruma karşı koyabilmek için yapay zekayı ve veri analitiğini kullanarak çözümler üretmelidir.
Bu yeni dolandırıcılık biçimi, bireylerin dijital varlıklarını korumak adına daha fazla bilinçlenmesi gerektiğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yapay zeka, dolandırıcılığın yanı sıra birçok alanda olumlu katkılar sağlasa da, bu teknoloji kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde büyük sorunlara yol açabiliyor. Dolandırıcılığa karşı alınacak önlemler arasında, kullanıcı eğitimleri, dolandırıcılık tespit yazılımlarının geliştirilmesi ve uluslararası işbirliği yaratmak yer alıyor. Bunun yanı sıra, sosyal medya platformlarının sahte hesapları tespit etme ve kullanıcıları bu tür dolandırıcılıklara karşı bilgilendirme konularında daha aktif bir rol oynaması gerekiyor.
Dolandırıcıların yapay zeka kullanarak gerçekleştirdikleri bu büyük dolandırıcılık eylemi, teknolojinin hem olumlu hem de olumsuz yanları tonlamakta olduğu konusunda bizlere önemli dersler veriyor. Gelişen teknoloji ile birlikte, dolandırıcılığın da evrileceğini unutmamak ve her zaman dikkatli olmak gerektiği bilinciyle hareket etmek gerekiyor.