Halep, tarihi ve stratejik önemiyle dikkat çeken bir şehir olarak Orta Doğu’daki çatışmaların merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Son günlerde Suriye Ordusu, Halep çevresinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile bağlantılı bölgelere yönelik büyük bir operasyon başlattı. Bu operasyon, hem yerel halk hem de çevre ülkeler için önemli sonuçlar doğurabilecek mahiyette. Suriye’deki iç savaşın dinamikleri, bu tür askeri hareketlerle yeniden şekilleniyor. Peki, bu operasyonun arka planı nedir? Suriye Ordusu’nun bu hamlesindeki temel nedenler neler olabilir? Halep’teki mevcut durumu ve olası sonuçlarını derinlemesine incelemek için habere göz atacağız.
Suriye Ordusu’nun Halep’te başlattığı operasyon, SDG’nin bölgedeki etkinliğini sınırlandırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. SDG, Kürt güçlerin öncülüğünde oluşturulan ve ABD destekli bir grup olarak, Suriye'nin kuzeyinde önemli bir güç haline geldi. Suriye’deki iç savaş sürecinde, SDG, hem IŞİD’e karşı savaşta hem de rejim karşıtı gruplara karşı yaptığı mücadele ile adından sıkça söz ettirmiştir. Ancak son zamanlarda SDG’nin Halep çevresindeki varlığı, Suriye hükümeti için oldukça tehditkar bir hal aldı. Suriye Ordusu, bu operasyonla SDG’nin kontrolündeki alanları geri almayı ve bölgedeki hakimiyetini güçlendirmeyi hedefliyor.
Operasyonun başlama kararı, Suriye Ordusu’nun son dönemde yaşadığı bazı askeri başarılara dayanıyor. Rejim güçleri, geçen yıl Halep’in önemli bölgelerinin kontrolünü yeniden ele geçirmişti. Bu zafer, ordunun motivasyonunu artırmış ve Halep’teki askeri varlığını genişletme konusunda cesaretlendirmiştir. Suriye hükümetine yakın kaynaklar, ordunun operasyon için yeni taktikler ve modern silah sistemleri kullanacağını; bu durumun ise SDG’ye karşı büyük bir avantaj sağlayacağını belirtiyor. Halep’teki operasyon, aynı zamanda Suriye hükümetinin, iç savaş sürecinde kaybettiği otoritesini yeniden tesis etme çabasının bir parçası olarak da değerlendirilebilir.
Halep’te başlatılan operasyonda elde edilecek başarı, muhtemelen Suriye’nin kuzeyindeki genel askerî dengeleri de değiştirebilir. Halep, Suriye’nin en büyük şehirlerinden biri olduğu için, bu operasyonun yalnızca askeri değil, aynı zamanda siyasi ve sosyal etkileri de olacaktır. Eğer Suriye Ordusu operasyonu başarıyla tamamlayabilir ve SDG’nin etkisini azaltabilirse, bu durum diğer bölgelerde de örnek oluşturabilir. Suriye’e kritik öneme sahip olan bu şehirde sağlanacak bir zafer, rejimin elini güçlendirecek ve muhalefet cephesinde kaygılara neden olacaktır.
Diğer yandan, operasyon halk arasında büyük bir endişe ve belirsizlik yaratabilir. Halep’in sivil nüfusu için olası bir çatışma ortamı oldukça tehlikeli. Suriye içerisindeki iç savaşın sona ermesi için barışçıl alternatiflerin bulunmasının yanı sıra, yerel halkın güvenliğinin sağlanması da son derece önemlidir. Bu operasyon, sivil kayıpların artmasına ve insani durumun daha da kötüleşmesine yol açabilir. Uluslararası toplumun, Halep’teki durumu yakından izlemesi ve gerekli önlemleri alması büyük bir gereklilik haline geliyor.
Mücadele eden taraflar arasında yaşanacak herhangi bir gerilim, bölgesel istikrarsızlığa da yol açabilir. Zira Halep, sadece Suriye için değil, aynı zamanda komşu ülkeler için de stratejik bir nokta konumundadır. Türkiye, İran ve Rusya gibi ülkelerin bu süreçte rol alması, durumu daha da karmaşık hale getirebilir. Halep’teki gelişmeler, bölgedeki güç dengelerini ve uluslararası ilişkileri de etkileyebilir. Dolayısıyla, tüm bu dinamikler ışığında, Suriye’nin geleceği konusunda belirsizlikler ve kaygılar daha da artacaktır.
Halep’te Suriye Ordusu’nun başlattığı bu operasyon, sadece askeri bir strateji değil; aynı zamanda bir varoluş mücadelesidir. Suriye halkı için geçmişten beri devam eden acı ve kayıpları artırma riski taşımaktadır. Dolayısıyla bu gelişme, hem Suriye’nin geleceği hem de bölgesel barışın sağlanabilmesi açısından dikkatle izlenmesi gereken bir süreç olarak karşımıza çıkıyor.