Son dönemde sosyal medya platformlarında yayılan asılsız iddialar, birçok kişi ve kurumun tepkisini çekmeye devam ediyor. Türkiye'nin önde gelen dijital medya kuruluşlarından biri olan DMM, bu tür yanıltıcı paylaşımlara karşı sessiz kalmadı ve konu hakkında resmi bir açıklama yaparak net bir duruş sergiledi. DMM, art niyetli ve gerçek dışı paylaşımların toplumda yarattığı olumsuz etkilere dikkat çekerek, bu tarz içeriklerin ciddiyetle ele alınması gerektiğini vurguladı.
DMM’nin yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medya üzerinden yayılan asılsız bilgiler ve haberler konusunda derin bir üzüntü duyulduğu ifade edildi. Açıklamada, "Toplumumuzda bilgi kirliliğinin yaygınlaşması, doğru bilgiye ulaşmayı zorlaştırmakta ve bireyler üzerinde yanlış etkilere yol açmaktadır" denildi. DMM, bu tür bilgilerin kesinlikle kaynağına ve içeriğine dikkat edilmeden paylaşılmaması gerektiğini hatırlatarak, medya kullanıcılarını bilinçli olmaya çağırdı.
Medyanın temel işlevlerinden birinin doğru ve güvenilir bilgi sunmak olduğunu belirten DMM, dezenformasyonun önlenmesi için tüm bireylerin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerektiğine dikkat çekti. “Her birey, sosyal medya kullanıcısı olarak, paylaştığı bilgilerin güvenilirliğini sorgulamalıdır. Bunu yapmadığında, sadece kendini değil, çevresindekileri de yanlış bilgilendirmiş olur” ifadesine yer verildi.
Son yıllarda dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte, bilgi paylaşımının hızı artmış ve bu durum ise bilgi kirliliğine yol açmıştır. Asılsız haberler, toplumda panik yaratmakta ve yanlış anlamalara sebep olabilmektedir. Özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde bu tür bilgilerin yayılması daha da artmış; toplum sağlığını tehdit eden yanlış paylaşımlar birçok kişinin hayatını olumsuz etkilemiştir. DMM, bu bağlamda, medya okuryazarlığının önemini vurgulayarak, doğru bilgi akışının sağlanmasının gerekliliğini dile getirmiştir.
DMM’nin açıklamasında ayrıca, yanlış bilgilerin toplumumuzda yarattığı olumsuz etkiler ve bu sorunlarla nasıl başa çıkılabileceği hakkında örnekler verilmiştir. “Yanlış yönlendirmeler, bireylerin karar alma süreçlerini zayıflatmakta ve sosyal çatışmalara sebep olabilmektedir. Bu noktada, medya kuruluşlarının sorumluluğu büyüktür” denildi.
Ayrıca, kullanıcıların güvenilir bilgi kaynaklarını takip etmeleri önerildi. Medya kuruluşlarının resmi hesaplarından yapılan açıklamaların takip edilmesi ve doğruluğu kanıtlanmamış bilgilerin mutlaka sorgulanması gerektiği belirtildi. DMM, sosyal medya platformlarının sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamanda bilgi kirliliğiyle mücadelede önemli bir araç olabileceğinin altını çizdi.
Sonuç olarak, DMM’nin bu duruşu, sadece kendisi için değil, tüm medya sektöründe bir farkındalık yaratma amacı taşıdığı aşikar. Bilgiye erişim ve paylaşımın bu denli kolaylaştığı bir dönemde, doğru ve güvenilir bilginin ne denli kıymetli olduğu bir kez daha gözler önüne serildi. DMM’nin bu açıklaması, toplumda daha bilinçli bir medya tüketimi ve bilgi paylaşımı alışkanlığının geliştirilmesi konusunda önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Yanlış bilgilendirme, sadece bireyleri değil, aile yapısını, toplumsal ilişkileri ve genel olarak kamuoyunu da olumsuz etkileyen bir olgudur. DMM, bu bağlamda, bilinçli bir toplum oluşturmak için herkesin üzerine düşen sorumlulukları sorgulaması gerektiğini tüm kamuoyuna hatırlatmaktadır. Herkesin daha dikkate değer bir medya kullanıcı olması için doğru bilgiye ulaşmanın ve yaymanın ne denli önemli olduğunu unutmaması gerekmektedir. DMM, bu tür asılsız paylaşımlar karşısında duyarsız kalmamayı ve herkesin dikkatli olmasını tavsiye etmeye devam edecektir.