Yaşlılık, insan ömrünün kaçınılmaz bir gerçeğı ancak bazı insanlar, hayat yolculuklarını sıradışı bir uzunlukta sürdürebiliyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, uzun yaşamın hem genetik hem de yaşam tarzı ile doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. İspanyol kadın Maria Branyas Morera, 117 yaşında hayata gözlerini yumduğunda, onun 117 yıllık yaşamında öğrendiklerini ve deneyimlerini paylaşmak kalplerde iz bıraktı. Morera'nın uzun yaşamının ardındaki sırları öğrenmek, birçok kişi için ilham verici bir yolculuk haline geldi.
Maria Branyas Morera, 4 Mart 1907’de ABD’nin Kaliforniya eyaletinde doğdu. Ailesi, I. Dünya Savaşı sırasında İspanya’ya geri döndü ve Maria, genç yaşında İspanyol kültürü ile iç içe bir yaşam sürdü. Yaşamının büyük bir bölümünü İspanya’nın farklı şehirlerinde geçiren Morera, 1996 yılında emekli bir öğretmen olarak hayatını sürdürmeye karar verdi. Bu süreçte, kişisel sağlığı ve mutluluğu adına çeşitli alışkanlıklar edindiği dikkat çekti.
Maria'nın yaşam felsefesi, ruhsal ve fiziksel sağlığını korumak üzerine inşa edilmişti. Stresten uzak durma, sağlıklı beslenme ve sevdikleriyle vakit geçirme, onun yaşamında oldukça önemli bir yer tutuyordu. Gelişen teknolojiyle birlikte geçirdiği sosyal izolasyon döneminde dahi öğrenmeye ve gelişmeye devam etmesi, onu yıllar içerisinde yalnızca bir aile büyüğü değil, aynı zamanda topluma ilham veren bir figür haline de getirdi.
Morera’nın uzun ömrünün arkasındaki en belirgin faktörlerin başında sağlıklı yaşam tarzı ve pozitif bir bakış açısı yer alıyor. Yıllar içinde izlediği sağlıklı beslenme alışkanlıkları ona bir avantaj sağladı. Günlük beslenmesinde taze sebze ve meyvelere, tam tahıllara ve az işlenmiş gıda ürünlerine yer verdi. Ayrıca, abartılı şeker ve tuz tüketiminden kaçındı. Uzun ömrünün sırlarından biri olan bu sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, bedenini genç tutmaya yardımcı olduğu bilinirken, dolaşım sistemini de güçlendirdiği gözlemleniyor.
Fiziksel sağlığını korumanın yanı sıra, zihinsel sağlığını da göz ardı etmedi. Okuma, bulmaca çözme ve sosyal medya gibi araçlar sayesinde zihnini dinç tutmaya çalıştı. Aile üyeleriyle sıkça iletişim kurarak sosyal bağlantılarını güçlü tuttu. Morera, sosyal etkileşimin insan yaşamında ne kadar önemli olduğunu her fırsatta vurguladı. Arkadaşları ve ailesiyle geçirdiği her an, ona yaşam enerjisi katıyordu. Positif yaşam yaklaşımı, stresle başa çıkma konusunda büyük bir yardımcı oldu. Hayatındaki olumsuzluklara karşı sahip olduğu direnç, onu her zaman güçlü bir birey haline getirdi.
Maria Branyas Morera’nın hayatındaki en ilginç noktalardan biri, sağlığını korumak için tercih ettiği doğal yöntemlerdi. Genç yaşlarından itibaren bitki özleri, doğal yağlar ve eski geleneksel tarifler ile kendisine bakım yaparak, modern tıbbın sunduğu birçok yöntemi de sorguladı. Aile büyüklerinden öğrendiği bazı sırları uygulamak, onu yalnızca sağlıklı değil, aynı zamanda mutlu da bir birey haline getirdi. Morera, her zaman hayatta karşısına çıkan zorluklar karşısında güçlü kalmayı başardı ve bunu çevresindeki insanlara da öğütledi.
Dünyanın en yaşlı insanı olan Maria Branyas Morera, sadece uzun bir yaşam sürmekle kalmadı, aynı zamanda hayatı dolu dolu yaşamanın da önemini bizlere gösterdi. 117 yıllık yaşamında, genç nesillere bırakmak istediği en temel mesaj, sağlıklı bir yaşam tarzı ile birlikte sevdiklerimizle geçirdiğimiz anların değerinin bilinmesi oldu. Morera, yaşlanmanın yalnızca bir sayısal değer olmadığını, ruhsal dinçlik ve fiziksel aktivitenin sürekli olarak sürdürülmesi gerektiğini bizlere hatırlattı.
Maria Branyas Morera'nın yaşam felsefesi, sağlıklı ve dengeli bir yaşam için ilham kaynağı olmaya devam edecek. Uzun yaşamın sırrını arayanlar için onun yaşamı, bir yol haritası oluşturacak kadar kıymetli.